Sosyal Bilgiler 7.Sınıf Çalışma Kağıdı Konu Özetleri

ÜLKEMİZDE NÜFUS
1-NERELERDE YAŞIYORUZ
NÜFUS: Belli bir alanda yaşayan toplam insan sayısına nüfus denir.
NÜFUS ARTIŞI: Sınırları belli bir alanda, belirli bir süre içerisinde insan sayısında meydana gelen artıştır.
DOĞAL NÜFUS ARTIŞI: Doğum oranının ölümden fazla olması nedeniyle nüfus artar. Buna doğal nüfus artışı denir.
Nüfus artışını Doğuran en önemli etkenler :

Doğumlar
Göçler

NÜFUS ARTIŞININ NEDENLERİ:
1) Ekonomik nedenler
2) Siyasi nedenler
3) Doğal afetler
4) Dini ve sosyal nedenler
5) Sağlık nedenleri
6) Nüfus(Aile) Planlaması

NÜFUS ARTIŞININ SONUÇLARI:
1) İşsizlik sorunu artar: Genç nüfusun artması ile İşsizlik oranı artar.
2) Tüketim miktarı artar: Çalışmayan nüfus tüketicidir.
3) Kalkınma hızı düşer: Ülkede her alanda gelişme yavaşlar.
4) Kişi başına düşen milli gelir azalır: genç nüfusun fazlalığı bu geliri azaltır.
5) İhracat azalır: Ülkenin fazla nüfusunun ihtiyaçları artacağından dışa satış(İhracat) azalır.
6) İç ve dış göçler artar: Ülke içinde yâda ülkeler arasında nüfus hareketlenmelerine neden olur.
7) Konut sıkıntısı yaşanır: Gecekondulaşma artar. Düzensiz Şehirleşme ve alt yapı sorunları başlar.
8) Eğitim, sağlık, trafik sorunları artar:

NOT: Nüfus artışının olumsuz sonuçları olduğu gibi olumlu sonuçları da vardır.Bu olumlu sonuçlar:
Üretim artar
İhracatta rekabet kolaylaşır.
Vergi gelirleri artar
Mal ve hizmetlere talepler artar
Yeni sanayi dalları ortaya çıkar.

NÜFUS KAYBI VE NEDENLERİ:

Bir ülkede nüfusun çeşitli nedenlerle azalmasına Nüfus kaybı(azalması) denir.
NEDENLERİ:
Dış Göçler
Savaşlar
Doğal afetler
Salgın Hastalıklar
Trafik kazaları

TÜRKİYE’DE NÜFUS DAĞILIŞI:
Türkiye’de nüfus dağılışının en belirgin özelliği, nüfusun DAĞINIK ve DÜZENSİZ olmasıdır. Türkiye’de nüfus, Bölge ve bölümler arasında farklılık gösterir.

NÜFUS DAĞILIŞINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER:

1-İKLİM: Ülkemizde nüfus, ılıman iklimin görüldüğü kıyı bölgelerimizde yoğunlaşır. Kışların sert, uzun ve yağışın az olduğu karasal iklim şartlarının olduğu yerlerde ise nüfus tenhadır.
Türkiye’de denizin ılımanlaştırıcı etkisinden dolayı nüfusun büyük kısmı Marmara, Ege, Karadeniz, Akdeniz kıyılarında toplanmıştır.

2-YER ŞEKİLLERİ: Dağlık ve engebeli alanlarda nüfus yoğunluğu seyrek, ovalarda ve toprak türünün tarıma uygun olduğu alanlarda nüfus yoğundur.

Yer Şekillerine göre tenha yerler:
1. Yıldız Dağları Bölümü 6-Doğu Anadolu’nun yüksek kesimleri
2. Biga Yarımadası 7-Taşeli Platosu
3. İç Batı Anadolu 8-Teke Yarımadası
4. Sinop Çevresi 9-Menteşe Yöresi
5. Tuz Gölü ve çevresi 10-Hakkâri Bölümü

3-SANAYİ: Sanayinin geliştiği yerlerde iş olanaklarının fazla olması, bu alanlarda nüfusun artmasını sağlar. Bu artış göçlerle meydana gelmektedir.

Sanayiye göre nüfusun yoğun olduğu yerler:
Çatalca –Kocaeli Bölümü
Bursa çevresi
İzmir
Zonguldak
Eskişehir-Ankara
Çukurova-Adana
İskenderun

4-TARIM: Tarımın yoğun olarak yapıldığı alanların nüfusları artmıştır. Tarım genellikle ovalarda yapılır.
ÖRNEĞİN: Kıyı ovaları: Bafra ovası, Çarşamba Ovası, Gediz Ovası, Çukurova,
İç ovalar: Konya Ovası, Harran Ovası, Adapazarı Ovası, Bursa Ovası

5-YER ALTI KAYNAKLARI(Madencilik):Madenlerin veya enerji kaynaklarının işletilmesinde yoğun nüfusa ihtiyaç vardır. Bu alanlarda nüfus fazladır.
Taşkömürünün çıkarıldığı Zonguldak, linyit kömürünün çıkarıldığı Manisa (Soma),petrolü çıkarıldığı Batman nüfusun yoğun olduğu yerlerdir.

6-TURİZM: Turizmin yoğunlaştığı yerlerde yerleşme ve nüfus artmıştır.
Ülkemizde Ege ve Akdeniz kıyılarındaki merkezlerde turizmden dolayı nüfus yoğunlaşmıştır

7-ULAŞIM: Ulaşımın zor sağlandığı yerler tenha, Ulaşım kavşağında olan illerimizin nüfusu fazladır.
Eskişehir, Ankara, Gaziantep, Kayseri’de ulaşımın rahatlığı ticaretin gelişmesini sağlamış böylece nüfusun yoğunlaşmasına neden olmuştur.

NÜFUS YOĞUNLUĞU:
Bir ülke veya bölgedeki toplam nüfusun o ülke veya bölgenin yüz ölçümüne oranına NÜFUS YOĞUNLUĞU denir.

NÜFUS YOĞUNLUĞU = TOPLAM NÜFUS / TOPLAM YÜZ ÖLÇÜMÜ

Bu yoğunlu km²’ye düşen kişi sayısını ifade eder. Türkiye’nin 2000 yılı sayımına göre ortalama nüfus yoğunluğu yaklaşık olarak 83 kişidir.

NOT: Ülkelerin veya bölgelerin nüfus sayısı az, yüz ölçümü geniş olursa nüfus yoğunluğu azalır. Mesela yüzölçümü en büyük olan bölgemiz Doğu Anadolu Bölgesi^de nüfus yoğunluğu azdır. Eğer yüz ölçümü küçük, yaşayan insan sayısı fazla olursa nüfus yoğunluğu fazla olur. Örneğin Marmara Bölgesi gibi.

2000 yılına göre coğrafi bölgelerin nüfus miktarları ile nüfus yoğunlukları:
Coğrafi Bölge Nüfus Gerçek Yüzölçümü
(km²) Nüfus Yoğunluğu
(kişi/km²)
Doğu Anadolu 6.137.414 171.000 35,9
İç Anadolu 11.608.868 162.000 71,3
Karadeniz 8.439.213 146.178 57,7
Akdeniz 8.706.005 122.100 71,3
Ege 8.938.781 85.000 105,2
Marmara 17.365.027 67.300 258
Güneydoğu Anadolu 6.608.619 61.000 108,3
Türkiye 67.803.927 814.578 83,2

Türkiye’nin Kalabalık nüfuslu illeri:
İstanbul, İzmir, İzmit, Adapazarı, Bursa, Aydın, Adana, Hatay, Mersin, Ankara, Trabzon, Samsun, Zonguldak, Gaziantep’tir.

Türkiye’nin Seyrek nüfuslu illeri:
Artvin, Ardahan, Sinop, Kastamonu, Gümüşhane, Kırklareli, Çanakkale, Muğla, Kütahya, Burdur, Sivas, Bitlis, Hakkâri’dir.

NİÇİN SAYILIYORUZ?

NÜFUS SAYIMI: Sınırları belli bir alanda, belli aralıklarla o bölgede yaşayan insan sayısını tespit etmek amacıyla yapılan işlemdir.
Ülkemizde ilk nüfus sayımı 1927, ikinci nüfus sayımı 1935 yılında yapılmıştır.1935 yılından 1990 yılına kadar her 5 yılda bir sayım yapılmış,1990 yılından sonra 10 yılda bir yapılmıştır.

Nüfus Sayımı ile Ülkemizdeki;
Nüfus yoğunluğu
Kadın-erkek sayısı
Nüfus artışı
Kent ve köy nüfusu
Medeni durum
Ailelerin çocuk sayısı ve iş durumları
Okur-yazarlık ve öğrenim durumu tespit edilmektedir.
Bütün illerden alınan bilgiler Ankara’da Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından değerlendirilmektedir. Elde edilen bilgilere göre; halkın iş, sağlık, eğitim, konut, beslenme, gibi alanlardaki ihtiyaçları belirlenir.

1927-1990 yılları arasında ülkemizdeki yapılan nüfus sayımı sonuçlarına göre:

Nüfusumuz sürekli artmaktadır.
Hatay’ın anavatana katılması ile 1939’dan sonra nüfusumuz artmıştır.
1939 yılında II. Dünya Savaşı’nın başlaması ile nüfus artış hızı azalmıştır. Çünkü genç nüfus askere alınmıştır.
1945 yılından sonra savaşın bitmesi üzerine nüfus artış hızı artmıştır.
1960 yıllardan sonra Avrupa’ya olan işçi göçleri nüfus artış hızımızı azaltmıştır.
Balkanlarda yaşayan Türk vatandaşlarımızın Türkiye’ye göçleri Nüfusumuzu arttırmıştır.
Ayrıca sağlık koşullarının düzelmesi, salgın hastalıkların önlenmesi nüfus artış hızını arttırmıştır.

TÜRKİYE’DE NÜFUSUN ÖZELLİKLERİ:

1-Yaş Durumu: Nüfus yaş durumuna göre; Genç, Olgun ve Yaşlı olmak üzere 3 gruba ayrılır.

Yaş grubu Toplam nüfus içindeki oranı(%)
0-14 29,8
15-64 64,5
65+yaş 5,7

2-Cinsiyet Durumu: I.Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı nedeniyle 1945 yılına kadar kadın nüfus fazla olmuştur. Günümüzde ise kadın-erkek nüfusu eşittir.
Türkiye’de dışarıdan göç alan İstanbul, Ankara, İzmir, Adana gibi merkezlerde erkek nüfus fazla iken;
Dışarıya göç veren Trabzon, Tokat, Yozgat gibi merkezlerde ise kadın nüfus fazladır.

3-İş Kollarına Göre Durumu: Bir ülkede 20-65 yaş grubundaki insanların ne kadarının çalıştığı, o ülkenin kalkınmışlığını gösterir.
Genellikle, sanayileşmiş ve buna bağlı olarak gelişmiş ülkelerde işsizlik az iken, az gelişmiş ülkelerde işsizlik fazladır. Türkiye’de tüketici nüfusun fala olması ve orta yaş grubundaki işsizlik, ülkemizin kalkınma hızını yavaşlatmaktadır.
Türkiye’de çalışan nüfusun;
%48’i Tarım
%14’ü sanayi
%38î hizmet sektöründe çalışmaktadır.

4-Eğitim Düzeyi: Türkiye’de okuryazar oranı % 90’dır.İlköğretimde yaklaşık 10 milyon, orta öğretimde 2 milyon öğrenci eğitim görmektedir. Nüfusun % 6’sı üniversite mezunudur.

5-Kırsal ve Kentsel durum: Toplam nüfusu 10.000’den az olan yerleşmelere “kırsal”; nüfusu 10.000’den çok olan yerleşmelere “kentsel” nüfus denmektedir.
Yıl Kırsal(%) Kentsel(%)
1927 72 28
2000 35 65
Ülkemizde kentsel nüfus artmıştır.

Az Gelişmiş Ülkelerde:
Doğum oranı ve nüfus artış oranı yüksektir.
Genç nüfus oranı fazla, yaşlı nüfus oranı azdır.
Nüfus grafiği; geniş tabanlı üçgene benzer. Ortalama yaşam süresi azdır.
Çalışan nüfusun yaş ortalaması düşük, bağımlı nüfus oranı faladır.
Tarım sektöründe çalışan nüfus fazla, hizmet ve sanayi sektöründe çalışan nüfus azdır.
Nüfusun eğitim seviyesi düşüktür.
Nüfusun yarıdan çoğu kırsal kesimde yaşar.

Gelişmiş Ülkelerde:
Doğum oranı ve nüfus artış oranı düşüktür.
Ortalama yaşam süresi fazladır.
Genç nüfus oranı az, orta ve yaşlı nüfus fazladır.
Nüfus grafiği, tabanı dar, orta kesimi şişkin bir üçgene benzer.
Çalışan nüfusun yaş ortalaması yüksek ve bağımlı nüfus oranı azdır.
Hizmet ve sanayi sektöründe çalışan nüfus, tarım sektöründe çalışan nüfustan fazladır.
Nüfusun eğitim seviyesi yüksektir.
Nüfusun yarıdan fazlası Kentte yaşar.

MERHABA, DOYDUĞUM TOPRAK:

GÖÇ: İnsanların, toplumsal, ekonomik veya siyasi nedenlerle bir ülkeden bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitmesine GÖÇ denir. Göç ikiye ayrılır:

1. İç göç 2. Dış göç

1-İç Göç: Ülke içerisinde nüfusun yer değiştirmesi olayıdır. İç göçler Mevsimlik ve Sürekli olmak üzere ikiye ayrılır.

a.Mevsimlik Göç: Genellikle yaz mevsiminde tarım alanlarında çalışmak, yaylacılık ve turizm amaçlı olarak yapılan göçlere mevsimlik göç denir. ÖR: Akdeniz Bölgesi, Ege Böl.

b.Sürekli Göç: Yerleşmek amacıyla yapılan göçlere sürekli göç denir.
İç Göçlerin Nedenleri:
 Kırsal alanda doğum oranının yüksek olması
 Modern tarım yöntemlerinin kullanılması
 İşsizlik oranının artması
 Tarım alanlarının miras yoluyla parçalanması
 Sağlık, eğitim ve iş imkânlarının kentlerde toplanması
 İklim ver yer şekillerinin kırsal alanlardaki olumsuz etkileri
İç Göçlerin Sonuçları:
 Ülke içerisindeki nüfus dengesiz dağılır.
 Ekonomik yatırımlar dengesiz dağılır.
 Çarpık kentleşme görülür.
 Konut sıkıntısı ortaya çıkar.
 Sanayi tesisleri kent içinde kalır.
 Çevre sorunları ortaya çıkar.
 Alt yapı hizmetleri aksar(Su, yol, elektrik vb. )

En Fazla Göç Veren iller: Kars, Tunceli, Bitlis, Giresun, Rize, Sivas, Yozgat, Afyon, Kırşehir, Ağrı, Muş, Bingöl ve Şırnak en çok göç veren illerdir.
En Fazla Göç Alan İller: İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa, Şanlıurfa, Antalya, Mersin, Konya, İzmit, Manisa,
Aydın, Gaziantep en çok göç alan illerdir.
En Fazla Mevsimlik Göç Alan İller:Adana, Mersin, Aydın, Antalya, Muğla, İstanbul, İzmir, Bursa, Nevşehir, Eskişehir, Gaziantep en fazla mevsimlik göç alan illerdir.

İç Göçleri Önlemek İçin:
Sulamalı tarıma geçilmeli
Ahır ve besi hayvancılığı geliştirilmeli
Gelişmemiş olan kırsal alanlardaki eğitim, öğretim ve sağlık hizmetlerinin kalitesi arttırılmalı
Küçük sanayi kolları geliştirilmeli.

2-Dış Göç: Nüfusun bir ülkeden başka ülkelere yerleşmesine dış göç denir. Ülkenin nüfus miktarını azaltır yâda arttırır. ÖR: İşçi göçü
Dış Göçlerin Nedenleri:
 Ekonomik nedenler
 Doğal afetler
 Savaşlar
 Etnik nedenler
 Sınırların değişmesi ve antlaşmalarla yapılan nüfus değişimleri.
Balkan ülkelerinden ülkemize 1995 yılında göç yaşanmıştır.1950’den sonra Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerine ülkemizden işçi göçü yaşanmıştır. Günümüzde yurt dışında 4 milyon civarında Türk yaşamaktadır.
Dış Göçlerin Sonuçları:
 İşsizlik azalmıştır.
 Dış ticaret gelişmiştir.
 Turizm gelişmiştir.
 Ülkeye döviz girdisi sağlanmıştır.

YURDUMUZDA YERLEŞME
Yurdumuzda yeryüzü koşullarına göre bazı yerleşmeler dağınık, bazı yerleşmeler ise topludur.
Türkiye’de DAĞINIK YERLEŞME’NİN en fazla olduğu bölge, Karadeniz Bölgesi’dir. Bunun yanında Akdeniz ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde de bu yerleşme tipi yaygındır. Bunun nedeni, bu bölgelerin yeryüzü şeklinin genelde dağlık olmasıdır.
Türkiye’de TOPLU YERLEŞME’NİN en fazla olduğu bölge İç Anadolu Bölgesi’dir.
Bunun nedeni, bu bölgenin genelinin alçak ve yüksek düzlüklerle kaplı olması ve su ihtiyacının belirli yerlerden temin edilmesidir.
Yurdumuzun üzerinde yer aldığı Anadolu ve Trakya Yarımadası, tarih boyunca çok çeşitli milletlerin bir yerleşme alanı olmuştur. Bunun en önemli nedenleri;
a)Çok çeşitli iklimlerin görülmesi ve genel olarak ılıman bir iklime sahip olması
b)Topraklarının büyük bir bölümünün tarım yapmaya elverişli olması
c)Yer altı ve Yer üstü Kaynakları bakımından zengin olması
d)Önemli bir Coğrafi Konum’da bulunması
Yerleşmeler genelde iki kısımda toplanır; Bunlar;
Kırsal Yerleşmeler
Kentsel Yerleşmeler

A)KIRSAL YERLEŞMELER
Kırsal Yerleşmeler deyince aklımıza hemen köyler gelir. Köylerde nüfus,2.000’den azdır. Yurdumuzda yaklaşık 35.000 civarında köy bulunmaktadır. Tabi ki bu köyler, yeryüzü şartlarına bağlı olarak genelde dağınık olarak kurul-muşlardır.
Türkiye’de Kırsal (Köy) Nüfusunun en fazla bulunduğu bölge, Karadeniz Bölgesi’dir. Bunun nedeni, yeryüzü şeklinin genelde dağlık olmasıdır.
Köylerimizin en önemli geçim kaynakları Tarım ve Hayvancılıktır. Yine bunun yanında bazı köylerimizde, meyvecilik, sebzecilik, balıkçılık, el sanatları ve bahçecilik faaliyetleri de yaygındır. Ayrıca, ormanların geniş yer kapladığı alanlarda ormancılık faaliyeti ön plana çıkmıştır.
Köylerimizde yaşayan insanlar, ihtiyaçlarını genelde kendi yetiştirdikleri ürünlerden sağlarlar. Üretim fazlası olan ürünleri de satarak, ekonomilerine canlılık kazandırırlar. Kısacası, köy nüfusu üreticidir.
Köylerimizin bir takım sorunları vardır. Bunlar;
Sağlık Sorunları, Eğitim Sorunları, Ulaşım Sorunları, Isınma Sorunları, Aydınlanma Sorunları, İletişim Sorunları
B)KENTSEL YERLEŞMELER
Nüfusu 10.000’den fazla olan yerleşim alanlarıdır. Kentler, nüfuslarına bir takım gruplara ayrılırlar. Bunlar;
1)Küçük Kentler; Nüfusu 10.000 ile 25.000 arasında olan yerleşim birimleridir.
2)Orta Büyüklükteki Kentler; Nüfusu,25.000 ile 100.000 arasında olan yerleşim birimleridir.
C)Büyük Kentler; Nüfusu,100.000 ile 500.000 arasında olan yerleşim birimleridir.
D)Çok Büyük (Metropol) Kentler; Nüfusu,500.000’den fazla olan yerleşim birimleridir.

Fonksiyonlarına (Özellikleri)Göre Kentlerimiz:
A)Tarım Şehirleri; Tarım Faaliyetlerinin yoğun olduğu şehirleridir. Örneğin; Rize (Çay Ekimi),Karaman, Aydın (İncir Ekimi),vb…
B)Ticaret Şehirleri; Genellikle ulaşım yolları üzerinde bulunan ve ticaretin yoğun olduğu şehirlerdir. Örneğin; İstanbul, İzmir, Kayseri, vb…
C)Sanayi Şehirleri; Fabrikaların yoğun olduğu şehirlerdir. Örneğin; İstanbul, İzmir, Bursa, İzmit, Kırıkkale, vb…
D)Turizm Şehirleri; Gelirlerinin büyük bir bölümünü turizmden karşılayan şehirlerdir. Örneğin; İstanbul, İzmir, Antalya, Muğla, Aydın, vb…
E)Madencilik Şehirleri; Yer altı kaynaklarının bulunması ve işletilmesiyle gelişen şehirlerdir. Örneğin; Zonguldak (Taşkömürü), Batman (Petrol), Balıkesir (Bor),vb…

NOT: Herhangi bir şehir, yukarıda dile getirilen özelliklerden birçoğuna aynı sahip olduğu için, o isimlerle anılabilir

Kentlerimizin Başlıca Sorunları:
 Hava Kirliliği
 Kent içi ulaşım sonuçları
 Çevre kirliliği ve temizlik sorunu
 Gürültü
 Konut yetersizliği, gecekondulaşma
 Yeşil ve açık alanların yetersizliği
 Sosyal ve kültürel gelişimin sağlanamaması

DEVLET VATANDAŞ EL ELE
Bir ülkede devlet ile vatandaş arasındaki ilişkiler çok önemlidir. Ülkede huzur ve güvenliğin sağlaması için
Devletin vatandaşa olduğu gibi, vatandaşlarında devlete karşı görevleri vardır.
Devletin vatandaşa karşı görevlerinin başında vatandaşlık haklarını korumak ve gereksinimlerini karşılamaktır. Vatandaşlık haklarının başında da SOSYAL HAKLAR gelmektedir.

ÇATOM(Çok Amaçlı Toplum Merkezi):Başbakanlık GAP İdaresi tarafından ekonomik ve sosyal kalkınma ile yoksulluğu azaltmak amacıyla kurulmuş olan merkezlerdir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki 9 ilde 30 ÇATOM faaliyet göstermektedir. ÇATOM’larda bölge halkı için değişik etkinlikler düzenlenmektedir.

SSK(Sosyal Sigortalar Kurumu):Özel işletme, kuruluş ve fabrikalarda işçi olarak çalışanların ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerin sosyal güvenliklerini sağlayan bir kuruluştur.

EMEKLİ SANDIĞI: Devlet memurlarının ve onların bakmakla yükümlü oldukları kişilerin sosyal güvenliğini sağlamakla görevli olan kuruluştur

BAĞ-KUR: Esnaf, sanatkâr ve onların bakmakla yükümlü olduğu kişilerin prim karşılığı sosyal güvenliklerini sağlayan kuruluştur.

YEŞİM KOYUNCU ŞAHİN
SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETMENİ

Türklerin Anadolu’yu Yurt Edinmeleri

1- Anadolu’ya Türk akınları:
Anadolu’ya ilk Türk akınları, 4. yüzyılda Hunlar, 6. yüzyılda Sibirler tarafından yapıldı. Bu akınlar, Anadolu’ya yerleşme amacıyla yapılmamıştır.
Anadolu’yu yurt edinmek amacıyla gelen ilk Türkler ise Oğuzlardır. Oğuzların Anadolu’ya akınları Çağrı Bey zamanında başlatıldı. Büyük Selçuklu Devleti’nin kurulmasına kadar sürdü. Bu akınlar, keşif yaparak yeni bir yurt arama amacına yönelikti.

PASİNLER SAVAŞI
Selçuklu Devleti’nin Sultanı Tuğrul Bey’in komutanlarından Musa Yabgu’nun oğlu Hasan’ın, Bizans kuvvetleri tarafından tuzağa düşürülerek şehit edilmesi üzerine İbrahim Yinal ile Kutalmış Anadolu’ya sefer yapmakla görevlendirildi. Türk ve Bizans ordusu Pasinler ovasında karşılaştı.
Sonuç:
• Bizanslılar bozguna uğratıldı
• Selçukluların Bizans’a karşı kazandığı ilk büyük zaferdir.

TUĞRUL BEY VE ALPARSLAN ZAMANINDA ANADOLU’YA YAPILAN AKINLAR
Pasinler Savaşından sonra Anadolu’ya akınlar devam etti. Tuğrul bey zamanında Sivas’a kadar olan yerlerde Bizans’ın savunma gücü kırıldı.
Alp Arslan Azerbaycan’a geldi. Van şehrini aldı, Gürcistan’ı fethettikten sonra Kars yakınlarındaki Ani kalesini ele geçirdi.
Selçuklu Türkleri zamanında 1071’e kadar Anadolu’ya yapılan bu akınlar keşif hareketi niteliğindeydi.Bu akınlar Bizans’ın direncini yıpratmış. Türklerin Anadolu’yu yakından tanımalarını sağlamıştır.

2- Malazgirt Meydan Savaşı(1071)
Nedenleri:
• Bizans imparatoru Romanos Diogenes’in , Türklerin akınlarını durdurmak istemesi
• Türklerin Anadolu’ya yerleşmesine engel olmak istemesidir.
Sonuçları:
• Anadolu’nun kapıları Türklere açıldı.Türkler Anadolu’ya yerleşmeye başladılar.
• Türkiye Tarihinin başlangıcı kabul edildi.
• Anadolu’da ilk büyük beylikler kuruldu.

3- Anadolu’da Kurulan İlk Türk Beylikleri
Anadolu’nun fethine katılan beyler burada aldıkları yerlere yerleştiler ve beylik kurdular. Kurulan bu ilk Türk devletleri, Anadolu’nun Türkleşmesine katkıda bulunmuşlardır.

DANİŞMENTLİLER (1071-1178)
Sivas, Tokat, Çorum, Yozgat ve Malatya dolaylarında kurulmuştur. Kurucusu Danişmed Gazi’dir.Selçuklu Sultanı II. Kılıç Arslan, Danişmentliler Beyliğine son verdi.

SALTUKLULAR (1072-1202)
Anadolu’da kurulan ilk Türk Devleti’dir. Erzurum ve çevresini ele geçiren Ebülkasım tarafından kurulmuştur.Beyliğin en güçlü hükümdarı İzzettin Saltuk oldu. Anadolu Selçuklu devleti Erzurum’u alarak bu beyliğe son verdi.

MENGÜCEKLİLER (1072-1277)
Alp Arslan’ın komutanlarından Mengücek Gazi’nin Erzincan ve çevresinde kurmuş olduğu bir beyliktir. Anadolu Selçukluları tarafından yıkılmıştır.

ARTUKLULAR (1102-1408)
Selçuklu komutanlarından Artuk Bey’in oğulları tarafından Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kurulmuştur. Bu beylik üç kola ayrılmıştır.
• Hasankeyf Artukoğulları: Eyyubiler bu kola son verdiler.
• Mardin Artukoğulları-Karakoyunlular bu kola son verdiler.
• Harput Artukoğulları : Anadolu Selçukluları tarafından ortadan kaldırılmıştır.

B- ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİ (1075-1308)
1- DEVLETİN KURULUŞU

Devletin kurucusu Süleyman Şah (1015-1086)’ tır.

Süleyman Şah;
• Anadolu’yu fethetmekle görevlendirilen Büyük Selçuklu komutanlarındandır.Bizanslıların iç karışıklığından yararlanarak İznik’i aldı ve Anadolu Selçuklu devletini kurdu.
• Melikşah’ın üzerine gönderdiği Komutan Porsuk’u yendi.
• Anadolu Selçuklu Devleti’nin sınırlarını Fırat’a kadar genişletti.
• Suriye Selçuklu sultanı ile yaptığı savaşta yenildi ve öldü.
I. Kılıç Arslan;
• Melikşah’ın ölümünden sonra Anadolu’ya geldi ve babasının kurduğu devletin başına geçti.Başkenti İznik’ten Konya’ya taşıdı.
• Birinci Haçlı Seferleri sırasında Haçlılarla mücadele etti.
I. Mesut;
• Bizanslılarla ve II. Haçlı seferleri sırasında Haçlılarla savaştı.
II. Kılıç Arslan
• Döneminin en önemli olayı Miryokefalon Savaşıdır.

MİRYAKEFALON SAVAŞI
Nedeni: Haçlıların Anadolu’da yarattığı huzursuzluktan yararlanıp Türkleri Anadolu’dan atmak istemeleridir.
Sonuç:
• Bizanslılar Türkleri Anadolu’dan atma düşüncesinin hayal olduğunu anladılar.
• Bu zafer Anadolu’nun Türk yurdu olduğunu ve hep böyle kalacağını kesinleştirdi.

2- DEVLETİN YÜKSELİŞİ
I. Gıyaseddin Keyhüsrev ile gelişme dönemi başlar.
I. Gıyaseddin Keyhüsrev;
• Antalya Şehrini ele geçirdi.

I. İzzettin Keykavus
• Trabzon Rum İmparatorluğu’ndan Sinop’u aldı. Burada bir tersane yaptırdı.

Alaaddin Keykubat zamanı devletin en parlak dönemidir.Bu dönemde:
• Anadolu Türk birliği sağlanmış.
• Alanya fethedilerek burada bir tersane yaptırılmıştır.
• Celaleddin Harzemşah ile 1230 yılında Yassı Çemen’ de karşılaşılmış ve Harzemşahlar yenilmiştir.

I. Alaaddin Keykubat zehirlenerek öldürülünce yerine oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev sultan oldu.
3- ANADOLU SELÇUKLULARI VE HAÇLILAR
Haçlı Seferlerinin Nedenleri:
A. Dini nedenler: Hıristiyanların başta Hz. İsa’nın doğum yeri olan kutsal toprakları geri almak istemeleridir.
B. Ekonomik nedenler: İslam ülkelerine göre fakir olan Avrupalılar zengin İslam ülkelerini ele geçirmek ve rahat etmek istiyorlardı.
C. Siyasi neden: Selçuklu Türkleri Anadolu’nun büyük bir bölümünü ele geçirmişlerdi Bunun üzerine Bizans İmparatoru Papa’ya başvurarak yardım istemiş, İstanbul Türklerin eline geçerse Avrupa’nın da tehlikeye gireceğini bildirmişti.

Karadan ve denizden sekiz Haçlı Seferi yapılmıştır. En önemli olanları birinci, üçüncü ve dördüncü olanlarıdır.
Haçlı Seferlerinin Sonuçları:
a) Siyasi Sonuçları
• Avrupa’da derebeylik rejimi zayıfladı. Krallar güçlendi.
• Anadolu’daki Türk ilerleyişi bir süre durdu.
b) Dini sonuçlar
• Avrupa’da din adamlarına ve kiliseye güven sarsıldı.
c) Ekonomik sonuçlar
• Akdeniz’de ticaret gelişti. Akdeniz limanları gelişti.
d) Teknik sonuçlar
• Haçlı Seferleri sonunda matbaa, pusula, kağıt, barut gibi birçok yenilikler Avrupalılar tarafından öğrenildi.

4- ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİNİN DAĞILIŞI

I. Alaaddin Keykubat’ın ölümünden sonra başa geçen sultanlar devleti iyi yönetemediler.
II. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında Baba İshak adında bir Derviş’in çıkardığı isyan zorla bastırıldı.Zamanında devlet iyice zayıfladı bu dönemde İran’ı alarak Anadolu’ya giren Moğollarla Kösedağ Savaşı (1243) yapıldı.

Kösedağ Savaşı’nın sonuçları:
II. Gıyaseddin Keyhüsrev Moğollara karşı yenildi.
Anadolu birliği bozuldu.
Anadolu Selçuklu Devleti üstünlüğünü kaybetti. Moğollar Erzincan, Sivas ve Kayseri’ye geldiler.

II. Mesut’un 1308’de ölmesiyle Anadolu Selçuklu Devleti yıkılmıştır.

C- ANADOLU TÜRK BEYLİKLERİ
Anadolu Selçuklu Devletinin Moğol baskısıyla dağılma dönemine girmesiyle sınırlardaki uç beyleri bağımsızlıklarını ilan ettiler.Kurulan bu beyliklerin bazıları şunlardır:

Karamanoğulları: Konya-Karaman
Germiyanoğulları: Kütahya-Emet-Tavşanlı
Aydınoğulları: Aydın-Birgi-İzmir
Candaroğulları: Kastamonu-Sinop
Osmanoğulları: Söğüt-Domaniç
Karesioğulları: Balıkesir-Çanakkale
Hamitoğulları: Isparta-Burdur, Eğirdir-Antalya
Menteşeoğulları: Muğla
Ramazanoğulları: Adana’nın batısı ve İçel
Saruhanğulları: Manisa-Menemen ve Turgutlu
Dülkadiroğulları: Adana-Maraş-Elbistan
Eretna Devleti: Erzurum-Erzincan, Sivas ve Tokat

Beyliklerin ortak özellikleri:
Anadolu Selçuklu Devleti’nin yıkılması ve Moğol egemenliğinin Anadolu’da sona ermesiyle kurulmuştur.
 Yıldırım Beyazıt döneminde bir çoğu Osmanlı egemenliğine girmiş. Ancak Ankara Savaşından sonra tekrar kurulmuşlardır.
Bu beyliklerin, yasal parçalanmaya neden olmalarına rağmen Anadolu’da Türk kültür ve uygarlığına olumlu katkıları olmuş Anadolu’nun Türkleşmesine ve bulundukları yörelerin bayındır hale gelmesi için çalışmıştır.

D- ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİ VE BEYLİKLER DÖNEMİNDE TÜRK DENİZCİLİĞİ

Türk denizcilik tarihinde ilk donanma Çaka Bey tarafından oluşturuldu.
Anadolu Selçuklu Devleti döneminde Antalya, Alanya ve Snop’ta tersaneler kuruldu.
Anadolu Beylikleri döneminde Aydın, Menteşe, Karesi, Saruhan, Hamitoğulları, Candaroğulları beylikleri donanma kurmuşlardır.

E- ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİ VE BEYLİKLER DÖNEMİNDE KÜLTÜR VE UYGARLIK

DEVLET YÖNETİMİ:
Devletin başında Sultan ünvanı verilen bir hükümdar bulunurdu. Devlet ve ülke hükümdar ailesini ortak malı sayılırdı. Devlet işleri Divan denen kurulda görüşülürdü. Divana vezir başkanlık yapardı.
Ülke eyalet adı verilen bölümlere ayrılmıştı.Eyaletleri hükümdar ailesinden olan Melikler yönetirdi. Eyaletlerde askerlik işlerine Subaşılar , adalet işlerine Kadılar bakardı.

ORDU VE DONANMA
Anadolu Selçuklularda ordu, sultanın şahsına ait askerler (hassa ordusu) Türkmenler ve ikta
sahiplerinin besledikleri askerlerden oluşurdu.Anadolu Selçukluları donanmaya önem verdiler. Akdeniz ve Karadeniz kıyılarında tersaneler kuruldu. Oluşturulan donanma ile hem deniz ticareti geliştirildi hem de kıyıların güvenliği sağlandı.

SOSYAL VE EKONOMİK HAYAT
Türklerin Anadolu’yu yurt edinmeleriyle burada her bakımdan gelişmeler oldu.
Halk şehirli, köylü ve göçebe olmak üzere üçe ayrılıyordu.
Şehirlerde ticaretle uğraşanlar tarafından kurulan Ahi teşkilatları vardı. Bu teşkilatın içinde zanaatkarların iş kollarına göre Loncaları olurdu. Ahi teşkilatı şehirlerin güvenliğini sağlar yönetimde etkili olurdu.
Ticaret yolları güvenceye alındı.Kervansaraylar yaptırıldı.
Anadolu Selçuklularında topraklar, devlet malı olarak kabul edilir ve “Miri arazi” olarak adlandırıldı.
Miri arazi; Has, ikta, mülk ve vakıf arazi olarak ayrıldı.

YAZI, DİL VE EDEBİYAT
Anadolu Selçuklu Devleti döneminde halkın Türkçe konuşmasına karşı bilim dili Arapça’ydı. Edebiyat ve devletin resmi dili Farsça idi.
Karamanoğlu Mehmet bey Anadolu Selçuklu Devleti’nin veziri olduğu sırada devletin resmi dilinin Türkçe olduğunu ilan etti.
Mevlana Celaleddin Rumi, yunus Emre ve Hacı Bektaş Veli’nin Türk düşünce ve edebiyat hayatında önemli yerleri vardır.

BİLİM VE SANAT
Anadolu Selçuklu sultanları bilim adamlarına, yazar ve şairlere çok değer verirlerdi. Medreselerde dini bilgilerin yanında matematik, tıp, felsefe ve gökbilimiyle ilgili derslerde okutuldu.
Türkler Anadolu’nun her tarafında saraylar camiler, mescitler, medreseler, imaretler, hastahaneler, kervansaraylar, hamamlar, köprüler, surlar, kaleler ve tersaneler yaptırdılar. Bu eserler çok güzel çiniler, taş ve tahta oymalar, kabartma yazılar ve nakışlarla süslendi. Halıcılık ve maden işçiliğinde de ileri gitmişlerdi.

F- MOĞOLLAR VE DİĞER TÜRK DEVLETLERİ

1- MOĞOLLAR
Moğol devleti Cengiz Han tarafından kurulmuştur(1196). Moğolistan’da kurulan bu devletin başkenti Karakum’du.
Cengiz Han’ın ölümünden sonra imparatorluk; Kubilay hanlığı, Altınorda Devleti, Çağatay Devleti ve ilhanlılar olmak üzere dörde ayrıldı.

2- ALTINORDA DEVLETİ
Altınorda Devleti , Moğol İmparatorluğunun parçalanmasından sonra Karadeniz’in kuzeydoğusunda kuruldu(1227). Devletin kurucusu Batu Han başkenti Saray şehriydi.
Timur’un arka arkaya yapmış olduğu seferler bu ülkenin gücünü yitirmesine neden oldu. Altınorda Devleti’nin topraklarında , Kırım, Kazan, Özbek ve Sibir Hanlıkları ortaya çıktı.

3- TİMUR DEVLETİ
Devletin kurucusu Timur’dur. Belh şehrinde emir ilan edildi(1369).
Timur doğuda Hindistan’dan batıda Anadolu’ya güneyde Basra Körfezi’nden kuzeyde Ukrayna’ya kadar uzanan ülkelere egemen oldu. Osmanlı Devleti Padişahı Yıldırım Beyazıt’la yaptığı Ankara savaşını kazandı. Ölümünden kurduğu devlet parçalanarak küçük beyliklere ayrıldı. Özbekler, 1507 yılında Timur hanedanının hakimiyetine son verdiler.

4- BABÜR DEVLETİ
Kuzey Hindistan ile Afganistan’da kurulan bir Türk devletidir.Devletin kurucusu olan Babür Timur ailesindendir.
Babür devletinin bir diğer ünlü hükümdarı olan Şah Cihan Agra’da dünyanın en güzel anıtlarından biri olan Taç Mahal’i yaptırdı.Babür devleti Hindistan’ı sömürge haline getiren İngilizler tarafından yıkıldı.(1858)

5- AKKOYUNLULAR
Devlet 15 y.y.’da Doğu Anadolu’da Kara Yülük Osman Bey tarafından kuruldu. Akkoyunlu hükümdarlarından uzun Hasan Otlukbeli Savaşında Osmanlı Padişahı Fatih’e yenildi.
Uzun Hasan’ın ölümünden sonra ülke zayıf düştü. Şah İsmail , Tebriz’i alarak bu ülkeye son verdi.

6- KARAKOYUNLULAR
Oğuz boyundan olan Karakoyunlular 14. yüzyılın ikinci yarısında Erzurum’dan Musul’a kadar olan bölgede bir Türk devleti kurdular. Kurucusu Bayram Hoca’dır.
Akkoyunlular, Tebriz’i alarak bu devleti yıktılar (1469).

G- MOĞOLLAR VE DİĞER TÜRK DEVLETLERİNDE KÜLTÜR VE UYGARLIK

DEVLET YÖNETİMİ
• Moğollar devlet yönetiminde Uygur Türklerine görev verdiler. Moğol Devleti’nin başında çok geniş yetkilere sahip bir hükümdar bulunurdu.Devlet Cengiz Han’ın koyduğu yasalara göre yönetilirdi.
• Moğollarda hükümdarın başkanlığında toplanan devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı bir kurultay bulunurdu.
• Moğollar askerlik teşkilatında Türklerden öğrendikleri onlu sistemi esas almışlardır.
• Altın Orda Devleti’nde yönetim anlayışı Moğollardaki gibidir.
• Timur, hükümdarda bulunması gereken bütün yetkilere sahipti.Emir ünvanını kullanıyordu. Yönetimde hem Cengiz yasaları uygulanıyor hemde Türk töresine bağlı hareket ediliyordu.
• Timur’un ordusunda fillerden yararlanılıyordu.
DİN VE İNANIŞ
Moğollarda birden çok din ve inanç anlayışı olduğu bilinmektedir. Totemizm , Şamanizm, Budizm ve Hıristiyanlık bunlar arsındaydı.
Altın Orda Devleti zamanında Berke Han İslamiyet’i kabul etti.

SOSYAL VE EKONOMİK YAŞAM
Moğolların göçebe bir yaşam tarzı vardı.Daha sonraları sanat ve ticaretle de uğraştılar.
Moğollarda sosyal yapı dört gruptan oluşuyordu.Bunlar; han ailesi, noyanlar, askerler, halk ve köleler olarak sıralanırdı.
Timur Devleti zamanında tarıma önem verildi. Kanallar açıldı.

YAZI DİL VE EDEBİYAT
Moğollar Uygur alfabesini kullandılar. Dönemin en ünlü eseri “Moğolların Gizli Tarihi”dir.
Çağatay edebiyatının en ünlü temsilcisi Ali Şir Nevai, Türk dilinin Farsça’dan daha zengin olduğunu anlatmak için Muhakemetü’l-Lügateyn adlı eseri yazmıştır.
Babür Şah , Babürname adlı eseri yazmıştır.

BİLİM VE SANAT
Altın Orda Devleti zamanında tıp konusunda çalışmalar yapılmıştır.
Babür Devleti zamanında mimari gelişmiş, Taç Mahal adlı türbe Şah Cihan tarafından eşi için yapılmıştır.

No comments yet

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi